15.5.09

OLİMPİYATLAR...

YAŞANMIŞ HİKAYELER
İlgilenenler bilir,
Seattle’da her sene Özürlüler Özel Olimpiyatları düzenlenir.
Türkiye’deki televizyonlar ve yazılı basın da ibret olsun diye,
sayfalarında ve kanallarında bu habere geniş yer verirler.
Ama maalesef ülkemizde zaman zaman duvarlara asılan pankartlar
ve kişisel girişimler dışında
özürlüler için yapılmış pek de fazla bir şey duyamayız.
Her neyse...
1976 yılında da A.B.D. Seattle Özel Olimpiyatları'nda,
9 zihinsel ve bedensel özürlü
100 metre koşusu için başlama çizgisine dizildiler.
İçlerinde özel bastonu ile neredeyse normal yürüyüş hızında bile
yürüyemeyen katılımcılar vardı.
Başlangıç işareti
alışık olunduğu üzere silah atışı ile yapılmamış ve
bir piyanonun tuşuna basılmak suretiyle yarış başlamıştı.
Başlama işareti verildiğinde hepsi birliken hamle yaptılar.
Bu da alışık olunduğu gibi hızlı bir başlangıç değildi.
Ama hepsi yüzlerindeki gülümseme ile yarışı kazanmak,
en azından bitirmek istiyordu.
Daha bu zorlu savaşın başında
aralarından genç bir delikanlı tökezleyerek yere düştü.
Hem can acısından hem de geride kalmanın verdiği üzüntüden
avazı çıktığı kadar ağlamaya başladı.
İşte o an
izleyen tüm insanların gözlerini yaşartan
☆bir olay yaşandı.☆

Ağlama sesini duyan diğer 8 yarışmacı yavaşlayıp geriye baktılar.
Sonra hep birlikte geriye dönüp yerdeki arkadaşlarının yanına geldiler.
İçlerinden down sendromlu olan bir kız eğilip
onu yanağından öptü,
"Bu onun daha iyi olmasını sağlar." dedi ve ayağa kaldırdı.
Sonra dokuzu birden kolkola girerek
bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler.
Tribündeki izleyiciler elleri acıyana kadar onları alkışladılar...
O gün orada bulunanlar belki de
hayatlarının en güzel dersini almışlardı.
Onlar başkasının kazanmasına yardım ettiler ve herkes kazandı...
☆☆☆☆☆
Daha fazla kazanmak uğruna;
birbirinin sürekli önüne çıkmaya çalışan,
miras için
anne-babasını, kardeşlerini, akrabalarını yaralayan, öldüren,
daha lüks yaşamak adına
başka insanları, milletleri sömüren,
gece yarısı veya yerli-yersiz keyfî klakson çalan, nara atan,
kapkaç yapan,
okumuş doktor olmuş ama
insanlığa değil, organ mafyasına hizmet eden,
okumuş avukat olmuş ama
suçluların "ceza almaması için"
kanunî boşlukları değerlendirip para kazanan,
birtakım önemli mevkileri
tahsili-deneyimi olanlara değil,
kendisi gibi olanlara, düşünenlere veren,
arabayla giderken trafik canavarı olan,
sevinirken (?)
silahla masumları yaralayan, hatta öldüren,
çevreyi katleden,
vergi kaçıran,
kendinden başkalarını asla düşünmeyen,
kendisine bile saygısı olmayan
özür(süz)lerin dikkatine...

♥:-))♥:-))
SINAVLARA GİRECEK TÜM GENÇLERE
BAŞARILAR DİLERİM.

■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦¦¦■♥■¦¦

6 yorum:

hamdivehusnucan dedi ki...

merhaba hırs ve hepsi benim olsa duygusu neler yaptırır insana degilmi? çerceveyi çok begendiler evlerinde yokmuş dügün resmi koyarız dediler:) çok teşekkür ediyorlar.sevgiler

sufi dedi ki...

Sevgili dost;
Sabah sabah bu hiç duymadığım "özürsüzlere" ders olacak hikayeyi okumak beni ağlattı.Yüreğine sağlık.
Onlardan öğrenecek çok ders var.Sevgilerimle.

akasyakokusu dedi ki...

Canım benim merhaba..Bana uğramışsın taaa mavi örgüde gördüm yorumunu...Gezmişsin galiba..Pek ele gelen bişey yoktur ama yapıyoruz bişeyler:)))
Çok sevindim tanıştığımıza hemen linkini ekliyorum...Zehra abladan geldim sana:)))
Şu son satırları ne güzel yazmışsın yaa..Özürlü;yaşama,hayata,çevreye,insana,doğaya özürlü insanlara ithaf olsun...

akasyakokusu dedi ki...

Oyy canım....Afiyetler şeker olsun sana....Öpücükler olsun peşinede...

sennur dedi ki...

Ahhhhhhh ahhh ne diyeyim kiiii:((( Söylenecek çok şey var daaa, neyse. Ben de gençlerimize başarılar diliyorm canım. İtalya seyahatinin hoş geçmesine çok sevindim. Hoş geldin evine
Sevgiyle kal, öptüm

nalan dedi ki...

Uzun zamandir bloguna ugrayamiyordum bu oykuye kadar geldim,aglatti beni.