11.1.09

Ne yapar bu insanlar?

MEMLEKETİN BİRİNDE...
Bir inek, bir beygir, bir eşek,
dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve
beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler.
Her biri başka yöne yola çıktılar.
Beş yıl sonra buluşma yerine
önce inek ile beygir geldi.
İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş,
kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.
Beygir sordu:
'Nedir bu halin inek?..'
İnek iç çekerek anlattı:
'Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar.
Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış,
onu da yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar.
Canımı zor kurtardım be kardeş...'
Sonra beygir anlattı:
'Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım.
Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi...
Binmedikleri zamanlar zincire vurdular...
Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde
arkama kocaman bir araba bağladılar,
bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım.
Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar.
Canımı zor kurtardım yav inek kardeş...'
Ve uzaktan eşek gözüktü.
Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi.
Mutluydu. Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu,
üzerinde lacivert takımlar vardı.
İnek ile beygir,
'Nedir bu halin, neler oldu' diye merakla sordular,
eşek anlattı:
'Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu.
Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım.
Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu.
Onlar geldikçe ben daha çok
VATAN, EŞİTLİK, DEMOKRASİ
-falan-filan diye bağırdım...'
'Sonra?..'
'Sonra beni başkan seçtiler...'
'Yani sen başkan mı oldun ?..'
'Evet... Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar
'Memleket seninle gurur duyuyor' diye alkışladılar.
Yiyecek öylesine çok şey vardı ki...
Ben de yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım...'
'Pekiii... Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?...'
Eşek yanıtladı:
'Yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadı...'
(Alıntıdır)

5 yorum:

uygarradikal dedi ki...

Yüksek sesle bağırmaya değil de söylenen içindeki zeka ve iyi niyete bakılacak günler de bir gün gelir.

Fıkra çok hoş.

Selamlar

Witchie of Stars dedi ki...

Mine teyzecim selam! Ben Tuğça, Tenay'ın arkadaşı.. gerçi bi dolu arkadaşı var tabii de şimdi nası anlatsam kendimi ki.. Hah, buldum, facebook'tan baksanız hatırlarsınız belki. Pilli Cadının blogunda gördüm sizi ordan buldum. Taa ne zaman duymuştum aslında sizin bi blogunuz olduğunu ama o zamanlar ben hiç bilmiyodum blog nedir ne değildir, yeni yeni başladım yazmaya, sizi görünce de pek bi sevindim, selam veriyim istedim. Bloglarınıza da baktım, çok güzeller, canlı canlı, imrenmedim desem yalan olur, bi de kendiminkine baktım pek bi kuru geldi, en kısa zamanda ben de güzelleştiricem blogumu =)

Almanya'dan sevgiler...
Tugca

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Hayirli Gunler,Saglikli,Neşeli,ve Bereketli Bir Hafta Dilerim.Ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte saygiyle,saygıyla ve saglikla mutlu esen kalin Allaha Emanet olun Saygilarimla

ŞAFAKTA

Dönsek mi bu aşkın şafağından
Gitsek mi ekaalîm-i leyâle?
Bizden daha evvel erişenler
Ağlar bugün evvelki hayâle.

Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek
Düştüyse gönüller bu melâle?
Bir eldir ufuklardan uzanmış
Zulmet bizi çekmekte visale...

Alıntı:Ahmet Haşim
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=5160

Şükrü Yılmaz
Antakya-Hatay

http://www.sukruyilmaz.net
http://www.sukruyilmaz.net/blog

sennur dedi ki...

Ah canım ne güzel hikaye. Anlayan yarısı biraz da cesur olabilse keşke
Sevgiyle kal

hamdivehusnucan dedi ki...

iyi geceler canısı. bu devirde eşek olmakmı lazım ne?elini ihmal etme güzelim.kızın güle güle gitsin.gziye gelmeyi isterim uzunca nasıl neyle gidilecek ulaşım nasıl olacak anlatırsan sevinirim.bolca fotograf çekilir kanımca.kız şu sevdigin yerleri koy artık bloguna ayıp oluyo heee diyeceklerki bir sözünü anlatamadı:))sevgiler zehra