7.6.08

SÖĞÜT DALINDAKİ MANDA...


MANDA YUVA YAPMIŞ SÖĞÜT DALINA
Bu uçuk halk türküsünü herhalde bilmeyenimiz yoktur.
Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman
Öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü?
Amanını amanını amanını yandım
Tridine tridine tridine bandım
Bedava mı sandın, para virip aldım
Manda yuva yapmış söğüt dalına,
Aman aman yavrusunu sinek kapmış gördün mü?
Amanını amanını amanını yandım
Tridine tridine tridine bandım
Bedava mı sandın, para virip aldım.
Kimilerine göre bu uçuk türkü,
halk müziğimizin ilginç bir örneğidir.
Felsefeci Ahmet İnam bu konuda şöyle der :
O ünlü halk türküsündeki sözleri kim umursamaz?
"Manda yuva yapmış söğüt dalına /
Yavrusunu sinek kapmış gördün mü?"
Mandanın söğüt dalında işi nedir?
Sinek manda yavrusunu nasıl kapar?
Gerçekliğin alaya alınmış, çarpıtılmış yorumunda
düşündürücülük yok mudur hiç?
Bilimsel açıdan tartışılabilirse de
türkünün bir de gerçeklik yönü vardır.
Malum ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Her türkünün bir öyküsü vardır.
Tosya yöresine ait bu türkü için yerel kaynaklar ise
şu açıklamayı yapıyorlar :
Efendim çoğu insanın şarkıyı sadece dinlemesi
fakat anlayamaması ile sonuçlanan
bir eylemden ötürü, bilgisizlikle
yanlış yorumladığı sözlere sahip türkü.
Farz-ı misal
kimi arkadaşlarımıza;
Manda yuva yapmış söğüt dalına,
yavrusunu sinek kapmış gördün mü?
sözleri saçma gelebilirken bazı insanlara
köy yaşamının verdiği tecrübelerle,
mandaların akan derede serinlemek için
derenin üzerine doğru eğilen
söğüt yapraklarının gölgelerinden faydalandıklarını
ve bu olay
köy yaşamında manda söğüt dalına yuvalanmış
şeklinde tabir edildiğini; manda yavruları yolda ilerlerken
kuyrukları henüz büyümediği için
(afedersiniz) arka bölgelerinde
yoğun bir sinek kütlesi oluşur,
işte o zaman köylünün bu olayı manda yavrusunu
sinek kapmış şeklinde yorumladığını bildiklerinden olsa gerek
saçma gelmeyebilir.
Yine; sabahtan erken çifte giderken,
öküzüm torbadan düşmüş gördün mü, sözleri
kimi insanlara saçma gelebiliyor iken,
yine bazı köy yaşamının verdiği tecrübelerle
öküzleri sürmenin zorluğundan ötürü,
çifte giden bir köylü öküzün yemekle oyalanıp, inat etmemesi için
kafasına yem dolu bir torba bağlar, öküz ara sıra sıkılıp
kafasını sağa sola sallayarak torbadan çıkarır,
bu olaya da
öküzüm torbadan düştü dendiğini bildiğinden
hiç saçma gelmeyebilir.
Öykümüz ise şöyle :
Tosya halkı eskiden ticaret yapmak amacı ile
Saz Dağını aşarak
Çankırı'nın köylerine giderlermiş. Aşığın birisi öte yüze giderken
bir çobanla karşılaşır. Çoban, aşıktan çalıp söylemesini ister.
Aşık düşünür aklına bir şey gelmez o an için.
Bakar ki bir köylü öküzlerini almış çifte gidiyor,
bundan esinlenerek sabahleyin erken çifte giderken,
aman aman öküzüm torbadan düşmüş,
gördün mü? Amanın fazlım.
Daha sonra bakar ki,
çobanın otlattığı hayvanlar arasında bir manda görür.
Ve manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman
yavrusunu sinek kapmış gördün mü? Amanın fazlım.
Dönüşünde olayı anlatır.
Olay halk arasında hikaye şeklinde anlatılır.
Musîki Cemiyeti'nin kurulmasından sonra
Hakkı Berber bu sözleri bir araya getirir
İsmail Okur (Naiboğlu) nakarat kısmını ekleyip besteler.
Mustafa Başefe (Akçak) ve arkadaşları tarafından da
oyuna dönüştürerek folklörümüze kazandırılmıştır.
Alıntıdır
AYDINLANDINIZ UMARIM???